NEDEN GELDİK FANİ DÜNYAYA!

NEDEN GELDİK FANİ DÜNYAYA!

İmtihan için geldik fani dünyaya. Yedik, içtik, yattık, kalktık, eğlendik fakat bir nebze olsun bir tat alamadık. Çünkü dünyaya gelmemizdeki gaye yiyip, içip, yatıp, kalkıp, eğlenip vs. bütün güzellikleri ve nimetleri tadıp Allah’a iyi bir kul Peygamberine güzel bir ümmet olmaktı. Yedik, içtik, yattık, kalktık Elhamdülillah ama Allah’a layık bir kul olamadık. Allah’a kulluğun ilk kuralı sağlam bir imandan geçmekteydi. İman ettik dedik fakat imanımız sadece dilde kaldı. Peygamberine güzel bir ümmet olalım dedik sadece lafta kaldı. Peki, sorun neydi? Neden kulluğun ve ümmet olmayı tam manasıyla gerçekleştiremedik? Neydi bunlara engel olan? Tabi ki de insanın en yakın iki düşmanı olan nefsi ve şeytandı. Sağlam bir iman içinde nefsimizi Allah için kullanmamız ve yeme, içme, yatma, kalkma, gülme, eğlenme vs. ihtiyaçlarımızı Allah için kullanmamız gerekiyordu.

         Tertemiz bir nefis ile Allah’a kul olmak ne kadar bir güzel duygu olsa gerek. Dünyaya geldiğimiz o ilk gün ki gibi hiç günahı olmayan tertemiz bebek misali bu dünyayı o bebek misali tertemiz sürdürebilmek…

Hiç kaza namazı olmayan ve kıldığı namazları huşu içinde kılan, oruçlarını bütün organları ile eksiksiz tutan ve ayrıca insanın sevdiğiyle buluşmaya hazırlandığı gibi sevgililer sevgilisi en sevgili ile yani sırf Rabbimiz ile geceleri buluşmak niyetiyle teheccüd namazı için uykunun en güzel yerinde, herkesin mışıl mışıl uyuduğu bir vakitte, Rabbimize güzel kul ve Peygamberimize güzel bir ümmet olmak ne kadar da güzel bir duygu olsa gerek…

“Elhamdülillah Müslüman’ım” diyen bir gencin dışarı çıktığı vakit, ahir zamanın ortasında, fitnenin, fesadın ve insanın azılı düşmanı olan şeytanın cirit attığı dışarıda, çarşıda, pazarda, okulda yahut sınıfta insanın nefsini dizginlemesi, nefsini frenlemesi ne kadarda güzel bir duygudur değil mi?

 Bu duyguyu tatmak bu duyguyu hissetmek ne kadarda güzel bir nimettir değil mi? Adeta melekleşmiş bir insan misali bütün günahları, çirkinlikleri, pislikleri ve şeytanın vesveselerini elinin tersiyle itebilmek, benim Rabbim Allah, ben Rabbimin emir ve yasaklarına uyarım diyebilmek, ben Rabbimden korkarım, ben Rabbimden hayâ ederim diyebilmek ne kadar güzel bir haslettir değil mi?

Yusuf(a.s) misali nefsinin esiri olmamak ve elinin tersiyle itebilmek gerekirse zindanlara atılmak, bir fenalık bir azgınlık bir fuhşiyat gördüğünde Ben Allah’ımdan korkarım hayâ ederim diyebilmek…

Günümüzde bunlar ne kadar zor bir şey değil mi? Nefsinin esiri olmamak ve şeytanın vesvese ve kandırmalarına kulak asmamak…

Açıkçası bunları yapmak yürek ister, cesaret ister, aşk ister, sevgi ister ve en önemlisi yiğitlik ister…

Ahir zamanın ortasında nefsi ve şeytanı elinin tersiyle itebilmek adam gibi adamların işidir. Adam gibi adam olabilmek içinde nefsi tezkiye kalbi ise tasfiye etmekle mümkün olabilir.

Nefis ile kalbin ikisi arasındaki dengeyi koruyabilmek adam gibi adamların işidir. Şu zamanda her şey var her türlü imkân var canımız ne isterse onu yapıyoruz canımız ne isterse onu yiyor onu içiyor yahut canımız ne isterse hemen anında onu alıyoruz. Nefsimizin her istediğini yapıyoruz, hiç kendimizi dizginlemiyoruz. Bu defa ne oluyor nefis doymak bilmiyor bütün lezzetleri bütün tatları ve hayattaki bütün güzellikleri yaşamak istiyor. Sonunda nefsimizin esiri oluyoruz. Zaten insanoğlunun düşmanı şeytan hazırda bekliyor ve nefsi elinde olan insana her türlü ahlaksızlığı, her türlü çirkefliği yaptırabiliyor. Ve dünya nimetlerine doymak bilmeyen insanla şeytan bir araya gelince de insanoğlu Allah’ı da unutuyor, Kuran’ı da unutuyor, Peygamberi’de unutuyor, unutuyor da unutuyor…

Ta ki başına bir felaket bir musibet gelinceye kadar…

Zaten musibet ya da felaket gelince de onu Allah’tan biliyor, benim suçum günahım ne diyor. Hiç kendi haline bakmıyor ben ne yaptım ben ne günah işledim ben ne hata yaptım demiyor. Nimet, bolluk içindeyken de Rabbine şükür etmek hiç aklına gelmiyor hiç düşünmeye vakti bile olmuyor. Ben yaptım, ben kazandım, ben başardım, hep ben, ben, ben…

Hâlbuki kendinin zerre kadar olan bir maddeden meydana geldiğini hiç tefekkür etmiyor. Tefekkür etmeye fırsat bulamıyor. Çünkü içinde bulunduğu nimetler, güzellikler, makamlar, şöhretler, kadınlar, paralar vs. insana şükür etmeyi unutturuyor. Hep kendinin sanıyor bu dünyayı, hiç ölmeyecek gibi yaşıyor Allah’tan Kuran’dan Peygamberden habersiz…

Rabbimizin bizi hiç unutmadığı “Kulum bana bir adım gelirse ben ona on adım gelirim” dediği, Peygamberinin bile “Ahir zamandaki kardeşlerimiz görmeyi çok isterdim” dediği halde; Allah’ı, Kuran’ı, Peygamberi unutan, nefsinin ve şeytanın vesveselerine emirlerine uyan bir insan olmak ne kadar kötü bir haldir değil mi?

Rabbim bizi şu ahir zamanın ortasında bütün pisliklerden, fuhşiyattan, şerlerden, bela ve musibetlerden korusun ve daima Allah’ı anan, Allah aşkıyla yanan, dili sürekli Allah’ı zikretmekle meşgul olan, herkesin uyuduğu seher vakitlerinde o tatlı uykusundan fedakârlık edip Allah rızası için namaz kılan tövbe eden zikir eden, nefsinin ve şeytanın vesveselerine uymayan aksine nefsini tezkiye kalbini tasfiye eden genç Müslüman kullarından eylesin…

 

İsmail TÜRKMENOĞLU

 25.05.2013, 23:18

Son Güncelleme: 2014-01-06 22:02:28
                                                                                                    

                                                                       Kilis 7 Aralik Universitesi Bilgi Islem Daire Bsk. © 2011-2017                                              Warning: fopen(/home/fbe/www/phpwebcounter-1.0//hits_webcounter.0): failed to open stream: Permission denied in /home/gencgonulluler/www/phpwebcounter-1.0/phpwebcounter.php on line 67 Warning: fread() expects parameter 1 to be resource, boolean given in /home/gencgonulluler/www/phpwebcounter-1.0/phpwebcounter.php on line 68 Warning: fclose() expects parameter 1 to be resource, boolean given in /home/gencgonulluler/www/phpwebcounter-1.0/phpwebcounter.php on line 69 Warning: fopen(/home/fbe/www/phpwebcounter-1.0//hits_webcounter.0): failed to open stream: Permission denied in /home/gencgonulluler/www/phpwebcounter-1.0/phpwebcounter.php on line 79 Warning: fwrite() expects parameter 1 to be resource, boolean given in /home/gencgonulluler/www/phpwebcounter-1.0/phpwebcounter.php on line 80 Warning: fclose() expects parameter 1 to be resource, boolean given in /home/gencgonulluler/www/phpwebcounter-1.0/phpwebcounter.php on line 81 000000